14 Ocak 2017 Cumartesi

Melekler Şeytanlar ve İnsan

Her insan kendini doğrulayan bir kehanettir.
Her insan en az iki kişiliktir.
Bir Hint Mitoloji'sidir; insan doğduğu andan başlayarak kayıp öbür yarısını arar hayatta.
İnsan dediğimiz varlık melekler ve şeytanların savaş alanıdır. Bu savaştan arda kalanlardan ortaya çıkar insan.
Michelangelo'ya ünlü Davut heykelini nasıl yaptığını sorduklarında:
- O orada, kayada duruyordu ben fazlalıklarını attım. '' dediği rivayet edilir. Attığı fazlalıklardır şeytan, kalandır melek olan Davut.

Davut Heykeli

Hepimiz yontulmamış birer taş olarak (odun mu desek?) başlarız hayata; biçimsiz, çirkin ve kararsız.
Kendimizi tanıma ve geliştirme yontulmamışlığımızı fark ettiğimiz an başlar ve kendiğimizi ne ile yonttuğumuza göre insan oluruz, bazen şeytan, bazen melek, bazen de her ikisi...
Kendinizi ne ile yontmalıyız, ruhumuzu ne ile beslemeliyiz ki; meleklerin ve şeytanların savaş alanı 'insan olmak' sürecini 'hümanist' bir insan olarak tamamlayalım?

Altamira Mağara Resmi, İspanya

Lacaux Mağara Resmi (Fransa)


İçimizdeki melek için aklıma gelen en büyük kaynak insanlığın  yarattığı bütün mitolojik hikayeler, büyük romanlar, muhteşem mimari şaheserler, bir mağara duvarına (Altamira ve Lascaux) çizilen kan kırmızı resimler, Michelengelo'nun bitirdikten sonra karşısına geçip konuşmasını istediği Musa heykeli, bir Dostoyevski romanı, bir Nazım şiiri, Armstrong'un Ay'da bıraktığı 'onun için küçük insanlık için büyük' adımı, Bethoveen'ın 5. senfonisi, Mozart'ın Requiem'i, Pachellbel'in Canon in D'si, Karacaoğlanı, Neşet Ertaş'ıdır... Master Yoda'dır. Gücün sizinle olmasıdır. Karanlık bir odadaki ışık ve ses şenliği sinemadır...

Musa Heykeli

İçimizdeki şeytanları da tanımalıyız, sanat edebiyat müzik olmadan asla kurtulamayacağımız şeytanlar. Auschwitz'de Hiroşima ve Nagazaki'de Vietnamda, Afrika'da, Çanakkale'de savaşın, açlık ve sefaletin hor görmenin GÜÇ'ün (erk) kötü kullanıma ve bir yok etme aracına dönüştüğü her yerde kol gezen şeytanları.

Auschwitz Toplama  Kampı

Enola Gay (bombayı atan uçak) ve atom bombası


İnsan gezegenimizin en yalnız ve en sosyal canlısıdır. Sosyal canlısıdır yoksa hayatta kalamaz. En yalnızıdır. Sosyalliği hayatta kalmasını sağlayan ama onu kemiklerine kadar kıran bir mengeneye dönüşür, tek kaçış yolu vardır yalnızlığın güvenli sularına sığımak. Yaratıcılık bireyseldir, kargaşa, savaş yıkım toplumsaldır. Atom bombası birkaç zeki insanın yaratıcılığının ürünüdür onun kullanılmasına neden olan Japon ve Amerikan halkı (ya da onların seçtikleri itaat ettikleri siyasetçiler ve kral) dır.
Alan Turing bir dehşet zeka, Enigma'yı kıran grubun başındaki bir yalnız ruh ve karşısında onu sırf gay olduğu için ilaçla hadım eden ve girdiği bunalımdan sonra kendini zehirleyerek ölmesine neden olan İngilizler.

Alan Turing aynı zaman da bir koşucuydu

İnsana içimizdeki şeytan ya da meleklere dair hikayeler bitmeyecek, bu hikayeler bizi biz yapmaya devam edecek.
İnançları insanın güçlü yanıdır eğer inançlarınız aklınızı devre dışı bırakırsa şeytana dönüşürsünüz. Tam tersi de doğrudur. Saf akıl yıkıcıdır, eğer saf akıl olarak hayatta kalmayı 'doğal seçilim' olarak görürseniz, merhamet duygunuzun yerini saf acımasızlık alır.
Çok eski paradoksudur; ''ben hep yalan söylerim''
Kendimizi bir melek olarak görmek bir şeytan paradoksudur, bilirsiniz İblis de bir zamanlar melekti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder