31 Ekim 2021 Pazar

 Yaşamak

Sanırım aramızda, filmlerde bir hastanın kalp monitöründeki kalp atışlarının bip, bip, bip sesleri eşliğinde iniş ve çıkışlarının aniden kesilerek artık sesin tek bir bip sesine ve ekrandaki iniş çıkışların düz bir çizgiye döndüğü anı ve hastanın etrafıdaki doktor ya da hemşirelerin telaşını ve hasta yakınlarının yüzündeki endişeyi gösteren sahneyi bilmeyen yoktur.
Doktor saatine bakar ve ölüm anı kayda alınır.
Eğer şanslı iseniz ölüm sizi (Ölümün şanslı anı olur mu? Öldükten sonra ne kadar acılı olursa olsun ölü bunu asla hissetmeyecektir.) temiz, beyaz çarşaflı ölüm döşeği bir yatakta, bir hastane odasında karşılar.
Fotoğraflar Strava kayıtlarının ekran görüntüsü aldım. 26 Haziran 2018 günü bisiklet ile yolda giderken arkadan bana çarpan ve leğen kemiğinin kırılması ile ucuz atlattığım bir kazadan kalan kayıtlar. Birinci foto (kırmızı olan) kalp atışlarını gösteriyor. Grafikte çarpma anında en üst düzeye çıkan kalp ritmi ve sonrasında kesintisiz bip'e ve düz ölüm çizgisine benzeyen sessizlik anını görüyorsunuz. İkinci foto ise (mavi olan) bisikletteki ve sonrasındaki hızı gösteriyor. Ortalama 30 km/sa. ile giderken birden hız 90 km/sa. çıkıyor. Çünkü kaza sonrasında ben ambulans ile bisiklet ise bir araç ile yolculuklarına devam ettiği için Garmin GPS'in kalp atışını ölçen göğüs bandı ile bağlantısı kopmuş durumda.
Yaşamak bir mucizedir, bu çok azımızın fark ettiği, aldığımız her nefesteki bir mucizdir. Yaşamak acı çekmedikçe hoyratça kullandığımız bir mucize, bir armağandır.
Her canlı ölümü tadacaktır ve bu asla tadını bilmeyeceği bir tat olacaktır.
Artık ellisini görmüş bir insan olarak yaşamın mucizelerini yeterince -ya da anlayacak kadar- yaşadığımı düşünüyorum. Bunu orta yaşlarda anlaşılabilecek bir şey olduğunu da sanmıyorum. Çünkü bilmek ile bildiğini sanmak iki farklı kavram. Gençken bildiğini sanırsın, yaşlandıkça bilirsin, biraz daha yaşlanınca çoğunu unutursun. Unutmadıkların gerçekten bildiklerindir. Bilgelik yaşadıklarından kalan, damıtılmış saf bilgidir.
Ölümün tadını asla bilemeyeceğiz ama ona doğru yaptığımız yaşam denilen yolculukta, -ben bir defa arkamdan bana çarpan bir araç yüzünden- acı içinde kıvranarak karanlık bir gökyüzünde çakan bir şimşek gibi ölümün ışığını gördüm.
İşte bu yüzden yaşamak güzel şey!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder